TEORİ

Doğu Perinçek’ten Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’e mektup

Doğu Perinçek’ten Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’e mektup

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping'e Güney Çin Denizi’ndeki son gelişmelerle ilgili gönderdiği mektubu yayımlıyoruz.

Sayın Xi Jinping,
Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri
ve Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı
 
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Güney Çin Denizi’nde barış ve istikrarın sağlanması için gösterdiği duyarlılığı paylaşıyor ve yürüttüğü haklı mücadeleyi destekliyoruz.

Bu çabalarınız, kıyı ülkelerin ortak çıkarlarını gözetmenin ötesinde, Güney Çin Denizi’nin insanlığı birbirine bağlayan bir özgürlük ve güvenlik kanalı olarak işlemesi açısından da büyük değer taşımaktadır.

Türkiye’nin Vatan Partisi olarak, ilgili ülkelerin yapıcı tutumlarını sürdürmelerini, anlaşmazlıkların egemenliğe karşılıklı saygı, ortak çıkar ve anlayış temelinde görüşmeler yoluyla barışçıl yöntemlerle çözülmesini, zenginliklerin hakça paylaşılmasını umuyoruz.

Konuyu dış müdahaleye açık bir hale getiren girişimleri, hem dünya barışı açısından hem de Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunlar açısından kaygıyla izliyoruz. Hele bu girişimlerin, uluslararası hukuk adına yapılması, uluslararası hukuka karşı cinayettir.

Herhangi bir yargı kurumunun ya da Lahey’deki Uluslararası Tahkim Kurulu’nun, Çin ile Filipinler arasındaki anlaşmazlık konusunda hüküm verme yetkisi yoktur. Kıta sahanlığı sorununun uluslararası kurumlara götürülmesi, ülkelerin egemenlik haklarına açık bir müdahaledir ve emperyalist güçlere davettir. Bağımsız ve egemen ülkelerin Uluslararası Tahkim Kurulu’nun kararına uymak gibi bir yükümlülüğü yoktur.
 
Güney Çin Denizi’nde uçuş ve seyir serbestliği, kıyıdaş ülkeler arasındaki anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri çerçevesinde sorunsuz bir şekilde işlerken, ABD’nin Pasifik’te askerî yığınak yapması, barışçı niyetlerle ve hukukla açıklanamaz. Okyanus ötesinden gelen bu müdahale, Güney Çin Denizi’ndeki kıta sahanlığı sorununu, sıcak çatışma boyutuna taşımakta ve dünya barışını tehdit etmektedir.
 
Dünya efendiliği iddiasını kaybeden hegemonyacı ABD, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Pasifik’te barış ve dünyada barış ortamında gerçekleştirdiği paylaşmacı ekonomik kalkınmaya tahammül edemiyor.  ABD’nin Çin’i rahatsız etme ve kuşatma girişimlerinin başarıya ulaşma şansının bulunmadığını biliyoruz.
 
Çin Halk Cumhuriyeti’nin, Güney Çin Denizi’nde dış müdahaleye karşı kararlı tutumu, kıyıdaş ülkeler yanında barış isteyen ülkeler ve insanlık için de güvencedir.
 
Güney Çin Denizi, bizleri birleştiren İpek Yolu gibi bir barış yoludur ve barış yolu olarak kalmalıdır. Biz, kıtaları birleştiren bu yolların, Paylaşarak Gelişme ve Birleşerek Gelişme rotasında bütün insanlığın refahına hizmet etmesinden yanayız.
 
 
Sayın Genel Sekreter, Sayın Başkan, Değerli Arkadaş,
 
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Güney Çin Denizi’ndeki duruşunu Vatan Partisi olarak çok iyi anlıyoruz. Çünkü Türkiyemiz de, Ege’de ve Doğu Akdeniz’de benzer sorunlarla karşı karşıyadır.   
 
Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve hakları, yine ABD planları kapsamında tehdit edilmektedir. Bazı ülkeler bu tehdidin aracı olarak kullanılabilmektedir. Türkiye, bugün Ege Denizi, Kıbrıs adası ve Doğu Akdeniz’den Suriye ve Irak sınırlarına ve İran Körfezi’ne kadar uzanan bir cephede, ABD tehditlerine göğüs germektedir. ABD’nin sözde “Kürdistan”ı Doğu Akdeniz’e bağlama girişimi günceldir ve yalnız Doğu Akdeniz’deki barışı değil, İran Körfezini de tehdit eden boyutlar içermektedir.
 
Denizlerdeki ve su yollarındaki sorunların, yabancı müdahaleye izin verilmeksizin, kıyı ülkeler arasında barışçı görüşmelerle çözülmesi, Çin’in olduğu gibi Türkiye’nin de sorunudur. Bu konuda ülkelerimiz arasında işbirliğinin ve dayanışmanın geliştirilmesi için Vatan Partisi olarak etkin bir çaba içinde olacağız.
 
Çin ve Türkiye, Asya’nın Doğu ve Batı ucunda bağımsızlık ve barış nöbetinde olan ülkelerdir.  Tarihsel bağlarımız binlerce yıllıktır. Partilerimiz arasındaki dayanışma, yarım yüzyılın sınavlarından geçmiştir ve Türkiye’nin Atatürk Devrimini tamamlamak diye özetleyebileceğimiz Büyük Karara gittiği koşullarda verimli bir gelecek vaat ediyor.
 
Asya Çağının yüzyıldır başını çeken ülkeler ve milletler olarak, yükselen Paylaşmacı Asya Uygarlığının bütün insanlığı kucaklayacağını biliyoruz ve bu özgüvenle Asya’nın Batı Kapısından dayanışma duygularımızı, selam ve saygılarımızı yolluyoruz.