Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Dünya Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nin Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği ile birlikte düzenlediği “Dört Küresel İnisiyatif Perspektifinden Orta Doğu Durumu” adlı konferansın açış konuşmasını yaptı. Konuşmanın metnini sizlerle paylaşıyoruz.
Dünya-Mer’in Değerli Başkanı ve Yöneticileri,
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sayın Büyükelçisi ve Sayın Diplomatlar,
Değerli Siyasal Parti, Sendika ve Kitle Örgütleri Yöneticilerimiz,
Değerli Konuklar,
Sizleri İnsanlığın Geleceğini Kurma görevlerini paylaşarak selamlıyorum.
“İnsanlığın Ortak Kader Toplumu”nun inşasında, tarihî kararların eşiğindeyiz.
Atlantik Çağı’nın sonuna geldik ve Asya’dan Yükselen Yeni Medeniyetin ışıklarını görüyoruz.
Yeni Medeniyet ve Yeni Çağ, her zaman devrim demektir.
Günümüz Dünyasının uluslararası çelişmelerine ve sınıfsal çelişmelerine bakıyoruz: Emperyalist çıkar ve özel kâr sistemi, insana ve doğaya yıkım getiren bir felâket sistemi olmuştur. Bu nedenle Özel Çıkar sistemi, bencillik ve bireycilik, artık insanlığın geçmişinde kalmaya mahkûmdur. Toplumculuk, paylaşma ve elseverlik (alturism), insanlığın yükselen değerleridir ve Yeni Medeniyetin habercileridir.
Devletlerin bağımsızlık, milletlerin kurtuluş ve halkların devrim mücadelesi yükseliyor. Bu küresel mücadele, aynı zamanda savaş tehlikesini önleyecek ve barışı kazanacak biricik çözümdür.
Medeniyetin birikim ve değerlerini tehdit eden savaşın kaynağında ABD emperyalizmini ve İsrail Siyonizmini görüyoruz.
Ancak insanlığın bu tehdidi yerle bir edecek gücü var, kaleleri var, kahramanlık ve medeniyet birikimi var.
Dünya-Mer’in kuruluşuna çok önemli katkıları olan Çin Halk Cumhuriyeti, bir insanlık kalesidir. Bütün dünyanın mucize diye adlandırdığı Çin Devriminin kazanımları, bugün yedi iklimde Küresel Kalkınmanın, Küresel Güvenlik ve Barışın, Küresel Medeniyet Mücadelesinin ve Küresel Yönetişim Girişiminin itici güçlerinin başında geliyor.
Değerli Dostlar,
İnsanlığın Ortak Kaderini inşa edecek olan Yeni Medeniyetimiz, elbette Millî Devletlerin bağımsızlık mücadelesiyle, Milletlerin Kurtuluş mücadelesiyle ve Halkların Devrim mücadelesiyle kuruluyor.
Şu anda insanlığın geleceğini kurmada ön cephede savaşan devletleri ve milletleri, Ankara’dan kardeşlik ve dayanışma duygularıyla selamlıyoruz.
Çin ile birlikte kadim medeniyetlerin toprağı olan Batı Asya, bugün insanlığın ön cephesidir. Yemen Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Lübnan’da Hizbullah ve Rusya Federasyonu, Küresel Güvenlik Girişimi’nin ön cephesinde kahramanlık destanları yazarak savaşıyorlar. İran, ABD ve İsrail saldırganlığına direniyor. Hepimiz, ön cephemizde savaşan ve direnenlerle birlikteyiz.
Türkiye Doğu Akdeniz’de ve Çin Halk Cumhuriyeti ile Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ise Pasifik Okyanusu kıyılarında tetikte bekliyorlar.
Bugün savaşı önleyecek belirleyici güç, Türkiye+Rusya+Çin+İran ittifakındadır. Yeni medeniyetin kılıcı da kalkanı da bu ittifaktır.
Neoliberalizmin emperyalist sermaye ile entegrasyon girişimi iflas etmiştir. Gelişen Dünya ülkeleri, Küresel Kalkınma Girişimi’nde tarihî başarılara imza atıyorlar. Üç beş yıl sonra Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin Dünya Üretiminde ilk sıraları paylaşacağı görülüyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda izlediği “paylaşarak gelişme” çizgisi, insanlığın ortak geleceğinin inşasında çok önemli bir rol oynuyor.
Tarih boyunca medeniyetler devrimlerle kuruldu. Bunun istisnası yoktur. Zulme boyun eğerek kurulmuş bir medeniyet yoktur. Bugün Küresel Medeniyet Girişimi sayesinde aynı tecrübeyi bir kez daha yaşıyoruz. Medeniyetler, devletlerin eseridir, insan yaratıcılığının eseridir, zorlukları yenmenin eseridir, kahramanlık ve fedakârlığın eseridir. Dolayısıyla her medeniyetin bir elinde kalem varsa, öbür elinde kılıç vardır. İnsanlığın medeniyet mirasını paylaşırken, aynı zamanda bu bilinci paylaşıyoruz.
Medeniyet, insanlığın serüvenine devletlerin kuruluşuyla birlikte geldi. Bu nedenle medeniyet, aynı zamanda yönetmektir, yönetmekte yenileşmedir (innovation) ve bugün Küresel Yönetişim Girişimi’dir. Küresel Yönetişim Girişimi, Yükselen Avrasya Medeniyetinin millî bağımsızlığa, üretime, paylaşmaya, halkçılığa, kamuculuğa, özgürlüğe, demokrasiye ve barışa katkılarını içermektedir.
Bizim Türk Milletinin barış ve kültürünün unutulmaz ermişlerinin kucağında hem arslan ve hem de ceylan vardır. Bizler, arslan ile ceylanın aynı pınardan su içtiği büyük kültürün mirasçılarıyız. Pınardan hep birlikte su içmenin güvencesi, barışı sağlayan kuvvet ve otoritedir. Asya medeniyeti, pınarları yırtıcı canavarların zulmünden kurtaracaktır.
Dünyanın içine girdiği belirsizlikleri, kargaşalıkları ve zorlukları aşacak güç, insanlığın ellerindedir. Gelecek ellerimizdedir.
Görevlerimiz zorludur, ancak insanlığın önündeki üretim atağı, aydınlanma ve insancıl (hümanist) kültür, o zorluklara karşı omuz omuza, yürek yüreğe mücadelenin eseri olacaktır.
Sizleri saygıyla selamlıyorum, konferansımıza engin başarılar diliyorum.



