Küresel Medeniyet İnisiyatifi

Küresel Medeniyet İnisiyatifi

Teori dergisi genel yayın yönetmeni Kuntay Gücüm, Dünya Medeniyetleri Araştırma Merkezi (DÜNYA-MER) ve Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin ortak düzenlediği Dört Küresel İnisiyatif Perspektifinden Orta Doğu Durumu Konferansı’nda konuşma yaptı.

Sayın Büyükelçi, Sayın Genel Başkan, Değerli Katılımcılar. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

En özet şekilde bana verilen başlıktaki fikirlerimi sunmaya çalışacağım. Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping’in 2023’de ortaya attığı Modernleşme Yolunda El Ele Vermek veya Küresel Medeniyet İnsiyatifi bazı temel kavramlara dayanıyor:

– Birincisi; insanı merkeze alan yeni bir çağdaş toplum projesi. Aslında insan merkezli yaklaşımın kökenleri Aydınlanma çağına kadar uzanır. Fakat Küresel Medeniyet İnisiyatifinde aldığı biçim, Batıdaki doğuşunda sahip olduğu biçimden köklü şekilde ayrılıyor. Zaten 21. yüzyılda Batı düşüncesi posthümanizm/antreposen eleştirileriyle insan merkezli dünya kurgusundan bir hayli uzaklaştı.

– İkincisi, bağımsızlık ilkesi. Küresel Medeniyet İnisiyatifinin insanlığın özlemleriyle ve 200 yıllık mücadeleleriyle buluştuğu yer de tam da burası. Ortadoğu halkları ve Türkiye geçtiğimiz yüzyılda bu ilke uğruna en güçlü mücadelelerin verildiği coğrafyalar arasındaydı.

– Üçüncüsü, ulusallık/millilik. Her toplumun milli yoluyla bu küresel inisiyatife katılması. Sayın Şi Jinping “modernleşme, yalnızca birkaç ülkenin elinde bulunan “özel bir tekel” değildir” diyor. Yani Batılılara benzemek, onları taklit etmek, Batıcılık değildir.

İnisiyatif küresel, yeni toplum projesi küresel bir proje; ama oraya giden yol milli. National olunmadan enternasyonal de olunamıyor. İnisiyatifin küresel karakteriyle ulusallığı arasında diyalektik bir ilişki var. 2024’de Çin-Arap Forumu 5 işbirliği çerçevesi ilan etti. Inovasyon, yatırım, finansman, ticaret gibi alanları kapsıyor çerçeveler. Bu kapsamda uzay, yapay zeka, modern tarım, bilgi teknolojileri gibi alanlarda 10 ortak labaratuvar kurulacağı ilan edildi. Bu işbirlikleri Küresel El Ele Kalkınmanın ve çağdaşlaşmanın güzel bir örneğini oluşturacak.

Toplumların milli yollarına dayanmak bir yönüyle projenin herkesi kapsaması, kimseyi dışarıda bırakmaması anlamına da geliyor. Böylece Küresel Medeniyet İnisiyatifi Batı merkezli modernleşme süreçlerinden ayrılıyor.

Küresel Medeniyet İnisiyatifi sadece toplumlara önerilen bir kalkınma, çağdaşlama yolu değil. Küresel yönetişim sisteminin reformdan geçirilmesini, daha adil ve hakkaniyetli hale getirilmesini öneriyor. Aslında bu inisiyatif çağdaşlaşma ve kalkınmanın önündeki engeli de böylece tespit etmiş oluyor. Adil olmayan, hakkaniyetli olmayan, sömürgeci ve emperyalist geçmişe sahip hegemonyacı bir iddianın karşısına çıkıyor. Sayın Xi Jinping “Başkalarının lambasını söndürmek, insanı daha parlak göstermez” diyerek, mazlumlar dünyasının ve gelişmekte olan ülkelerin maruz kaldıkları hegemonyaya köklü bir eleştiri yaptı ve Ortadoğu’da yaşayanlar, lambaları yakan petrol burada üretilse de, lambaları söndürülenler oldu.

Sayın Xi Jinping’in Küresel Medeniyet İnisiyatifini açıkladığı 2023 tarihli konuşmasının bir bölümünü hegemonyacılık eleştirisine ayırması Ortadoğu halkları için anlamlı ve önemli bir mesajdır.

Sayın Xi Jinping bu inisiyatifi 2023’de uluslararası siyasi partiler toplantısında açıkladı. Bunun anlamlı olduğunu düşünüyorum. Çağdaşlaşmanın, yeni toplumu inşa etmenin bir öncüye ihtiyacı var. Çin devlet Başkanı, “modernleşmenin kararlı bir önderlikle yürütülmesini sağlamalıyız; siyasi partiler, modernleşmenin öncü ve itici gücüdür”diyerek önderlik ihtiyacına vurgu yapıyor.

Bu öncü devrimci partilerdir. Bölgemiz inisiyatifin parçasına dönüşecekse bu iş bölgedeki anti-emperyalist devrimci partilerin dayanışması ve işbirliği yoluyla olacak. Başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu güçlü devrimci parti geleneklerine sahiptir ve bu küresel inisiyitafin bölgemizdeki en önemli güvencesi de bu gelenektir.

Biliyorsunuz, Çin-Arap Ortak Forumu Filistin’de iki devletli çözüme bağlılık vurgusu yaptı. Gazze’ye karşı yürütülen soykırımcı savaşın haksız savaş olduğu tekrar edildi. Ortadoğu’da çağdaş toplumun, bölgenin Küresel Medeniyet İnisiyatifine katılmasının en güçlü engeli Ortadoğu halklarına karşı yürütülen emperyalist haksız savaşlardır. Ortadoğu’da, Filistin, haklı bir savaş yürütüyor; İran haklı bir savaş yürütüyor; Yemen Cumhuriyeti haklı bir savaş yürütüyor. Bu haklı savaşların amacı bağımsızlıktır,S ayın Xi Jinping’in modernleşme dediği süreci gerçekleştirmektir; milli kalkınma yolunu sağlamaktır. Ortadoğu’nun milli çağdaşlaşmayı tamamlaması için tarihsel birikimi var, öncü gelenekleri var, maddi kaynakları var, artık güçlü uluslararası işbirliği olanakları da var. Küresel Medeniyet İnisiyatifi tam da bunu ifade ediyor. Kurulacak 10 laboratuvar bu işbirliğinin en somut göstergelerinden biri olacaktır.

Ortadoğu ve Çin, medeniyetin başladığı yerler. İlk tarım, ilk ticaret, ilk yerleşik toplumlar buralarda ortaya çıktı. Sarı Irmak ve Yangtze nehir havzaları ile Fırat-Dicle havzaları insanların medeniyete giriş kapılarıydı. 21. yüyılda medeniyetin küresel inisiyatifinin nihai başarıları bu iki havzanın işbirliğini gerektiriyor ve bunu başaracak öncü birikim her iki bölgede de var.

Bitirmeden önce bölgemizi ilgilendiren çok önemli bir gelişmeye dikkat çekmek istiyorum. Yemen Cumhuriyeti’nin vatan savaşı. Teori dergisi bu ay bu konuyu ele aldı. İncelenmesini öneriyorum. Küresel Medeniyet İnisiyatifine belki de en anlamlı katlılardan birini bugünlerde Yemen yapıyor. Bitirirken hepinizi tekrar saygıyla selamlıyor. Küresel Medeniyet İnisiyatifinin başarılı olacağına inancımı tekrar etmek istiyorum.

Paylaş
Paylaş: