Süleymancılar, Yeni FETÖ Gibi Hareket Eden Bir Yapıdır

Süleymancılar, Yeni FETÖ Gibi Hareket Eden Bir Yapıdır
Picture of Kaan Arslan Yazdı
Kaan Arslan Yazdı

Teori Yazı Kurulu Üyesi ve Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan, Süleymancılara yönelik başlatılan operasyonu Ulusal Kanal’a değerlendirdi. Operasyonun ardından yaptığı ilk değerlendirmenin çözümünü sizlere sunuyoruz.

Operasyonu düzenleyen devlet kurumlarımıza, adalet bakanlığımıza, emniyet teşkilatımıza tebriklerimizi iletiyoruz. Selamlarımızı iletiyoruz. Devletimizin önemli bir süreçten geçtiği dönemdeyiz. Sayın Doğu Perinçek, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bir şey söylemişti. CHP’deki değişimden sonra Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibinin tasfiyesinden sonra ana muhalefet arınıyor demişti. Daha doğrusu Türkiye arınıyor. Kimlerden arınıyor? Amerikancılardan, Atlantikçilerden, kökü dışarıya bağlı olanlardan arınıyor demişti. Aslında bu onun bir uzantısı olan bir karar.

Bugün Süleymancılar cemaatinin yönetiminde yer alan 49 isim hakkında gözaltı kararı verildi. İlk öğrendiğimiz bilgilere göre 30’u yakalandı. Bunlar arasında cemaatin lideri olan ve cemaatin başına şaibili bir şekilde geçen, şüpheli bir ölümün ardından geçen Alihan Kuriş de var. Bu çok önemli bir şey. Çünkü biz defalarca kez anlattık Aydınlık Gazetesi’nden, Ulusal Kanal’dan, konferanslarla, en son bir kitap yazmıştık Süleymancılar, FETÖ’nün renklenme merkezi Süleymancılar kitabı. Yani her yerde olabildiğince yıllardır anlatıyorduk. Bu yapı, yabancı istihbarat bağlantısı olan bir yapı, Amerikan istihbaratı bağlantısı olan bir yapı, CIA bağlantılı, Alman istihbaratı bağlantılı, yeni FETÖ gibi hareket eden devlette paralel yapılanma içinde olan bir yapı. Ve bunu sadece biz değil devletimizin kurumları da güvenlik birimleri de bunu söylüyor.

2016’dan sonra özellikle darbe girişiminden sonra FETÖ darbe girişiminden sonra Süleymancılar yönetiminde bir değişim oldu. 8 Eylül 2016’da cemaatin başına Alihan Kuriş isimli biri geçti ve bu cemaat bu tarihten itibaren hem FETÖ’yü destekledi hem FETÖ operasyonlarının karşısında oldu hem siyasileşti. Cemaate doğrudan oy çağrıları yaptı. Mesela Türkiye’de 1500 civarı bir cemaat yurdu olduğu biliniyor. Süleymancı yurdu olduğu biliniyor. Buradaki gençlere, ailelerine, cemaat mensuplarına işte 2018’de İyi Parti’ye oy vermeleri için 2019, 2023, 2024 seçimlerinde de CHP’ye, Ekrem İmamoğlu’na oy verme çağrıları yapmışlardı. Evet. Ve doğrudan biz biliyoruz ki işte Üsküdar Belediyesi alınırken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi alınırken, Beykoz Belediyesi alınırken, Şile Belediyesi alınırken, Tuzla Belediyesi alınırken, Beyoğlu Belediyesi alınırken, yani o dönemin Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel CHP’si bu belediyeleri alırken Süleymancılar’la iş birliği yaptı. Bunu biliyoruz.

Dünyanın kendi ifadeleriyle 157 ülkesinde örgüttüler. 157 ülkede. Bu yapılanma Türk milleti için ve Türk devleti için bir tehditti. Dolayısıyla bu operasyonu biz olumlu karşılıyoruz. Anlıyoruz ki para kaynakları kesilecek artık. Çünkü 33 şirketine, cemaatin 33 şirketine operasyon yapıldı. Sadece bu 49 kişi değil, cemaatin 33 şirketi bu operasyon kapsamına alındı. İlk gelen bilgilere göre Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre MASAK da ciddi bir süre çalışmış ve 2020 yılından sonrası için hem bu gözaltına alınan isimler hem cemaatin şirketleri hep takipteymiş. Şu an hala yakalanması için çalışmalarını süren isimler de var; cemaatin tepe kadrosundan.

Şimdi anlıyoruz ki olay biraz mali meseleler üzerinden gidiyor. Fakat bu bir suç örgütü. Daha da yayılacaktır. Bu 49 kişiyle de kalmayacaktır. Onu söyleyelim. 49 Kişiyle kalmayacaktır. Çünkü şu an tepe kadro alındı. Mesela Ali Han Kuruş’la birlikte biz ikinci sırada bakıyoruz. Kim var? Fahri Can Demir diye bir isim var. Fahri Can Demir kim? Cemaatin bütün işlerini yapan sekreterya denilen yani yürütme kurulu denilen şirketlerdeki ve partilerdeki yürütme kurulları denilebilecek bu sekreterya işlerini yöneten yani cemaatin fiil işlerini yöneten kişi 2 numara. Cemaatin 2 numarası da alınmış. Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Mehmet Hilmi Molla, Murat Büyükgöze gibi pek çok isim; aşağı doğru akıyor.

Çok ciddi şeyler var. Yakalanan isimler var. Bunlardan bir tanesine mesela ben dikkat çekmek istiyorum burada. Daha önce defalarca kez haber yapmıştık. Ahmet Gökçen. Kimdir Ahmet Gökçen? Gözaltı listesinde ismi var. Kendisi bir hukukçu. Profesör-doktor. Marmara Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi’nde hala Bugüne kadar akademisyenlik yapıyordu. Ayrıca kendisinin de bir hukuk bürosu vardı. Burada da faaliyet yürütüyordu. Fakat ismi hep kirli işlerde geçiyordu. Cemaatin bütün kirli işlerinin altından geçiyordu.

Mesela ben size bir tanesine örnek vereyim. 2016 Yılında cemaatin bir önceki lideri hayatını kaybetti. Siz de görüntülerde veriyorsunuz yuvarlak içinde. Arif Ahmet Denizolgun 6 Eylül 2016 tarihinde Beykoz’daki çiftliğine gidiyor cemaatin lideri ve kendisi aynı zamanda eski bakandır. İzleyicilerimiz bilir, Ulaştırma Bakanı’ydı. 1998-99’daki Mesut Yılmaz hükümetinde Ulaştırma Bakanıydı. Eski milletvekili, Refah Partisi milletvekili. 2016’da 6 Eylül’de şüpheli bir şekilde çiftliğinde ölü bulundu. Ve bu ölü bulunma olayı devletin bulduğu, başsavcılığın bulduğu, emniyetin bulduğu pek çok şüpheli durum var. Bunları raporlamışlar. Bunların üzerine gidilsin diye ilgili bilimlere bu raporları aktarmışlar. Fakat olay adli tıpta kapatıldı. Biz bunu defalarca kez anlattık. Arif Ahmet Denizolgun, çelişkili bir şekilde öldü. Arkası belli olmayacak şekilde öldü.

Biz bunu araştırdık. Dedik ki yani Arif Ahmet Denizolgu’nun ölümünde bir sürü unsur var. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, Beykoz Emniyet Müdürlüğü bunun hakkında bir sürü raporlar hazırlamış devlete sunmuş bu konu araştırılsın diye. Şimdi teknik detaylarına girmek istemiyorum şu an. Olay tabii ki Alihan Kuriş yapılanması ama. Evet. Bu olayın üstünün Ahmet Gökçen’in örttüğü söylenmişti. Ahmet Gökçen bu olayın üstüne örttü. Arif Ahmet Denizoglu’nun ölümü araştırılmadı. Adli tıp bu ölüm normaldir diye rapor verdi. Aynı gün Alihan Kuriş lider oldu ve cemaatin bütün üst düzey kablosu bugün o ismini gözaltı listesinde okuduğunuz isimler Alihan Kuriş’e biat etti. Ve burada Ahmet Gökçen’in de payı olduğu söyleniyordu.

Neden Ahmet Gökçen bu kadar önemli birisi? Çünkü Ahmet Gökçen, FETÖ’nün devlette etkin olduğu 2010-2014’te, yargıda etkili olduğu dönemde FETÖ’nün, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi, HSYK üyesi, 4 sene. Dolayısıyla üst düzey, o dönem için söylüyorum, 2014-15-16’lı yıllarda, Yargının üst düzey kurumları ve kesimleri arasında Ahmet Gökçen’in sözü geçiyordu. Dolayısıyla adli tıpta bu işin üstünü kapattığı ileri sürülmüştü.

Şimdi bakıyorsunuz gözaltı listesinde bu gibi şeylerin artık üzerine gidilecek. Sizin söylediğiniz dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, kamuya zarar, insanlara, vatandaşa tehdit vs. Gibi şeyleri biz yıllardır haber yapıyoruz. Cemaatin üst düzey isimleri Mehmet Dursun’dan tuttuğun, Mustafa Çelik’tenden tutun hepsini kitapta da anlatmıştık, ekranlarda da anlattık. Bu isimler kamu görevlerini tehdit ederek, hakimleri, savcıları tehdit ederek, rüşvetler vererek, vatandaşı dolandırarak onların parasına çöküyor. Onların parasına çöküyor ve bir örgüt yaratıyorlardı. Bu örgüt bu şekilde kirli şekilde ele geçirdiği paralarla da hani cemaatin parası gibi sanki hizmet, Kur’an’a hizmet ediyoruz, Allah’a hizmet ediyoruz, dine hizmet ediyoruz, adı altında yaptıkları faaliyetlerden elde ettikleri kirli parayı da cemaatin helal parası diye insanlara aktarıyorlardı. Bu operasyonun geleceği zaten belliydi. Uzun süredir operasyon sinyalleri geliyordu. FETÖ bağlantılı bir yapılanma, yabancı istihbarat bağlantılı bir yapılanmaya bugün operasyon yapıldı.

Şimdi bunların hepsini aslında biz anlattık. Bunlar bugünün yeni bilgileri değil. Bunlar şaşırılacak bilgiler de değil. Şu yüzden şaşırılacak bilgiler değil. Süleymancılar cemaati 1930’lardan 40’lardan beri var olan, FETÖ’den de önce var olan bir cemaatti. Çok büyük bir teşkilat ağı kurdu Türkiye’de, 81 ilde varlar. Pek çok yerde yurtları, kurumları, vakıfları, dernekleri, kuran kursları var. Bir dönem 2000 civarı öğrenci yurtlarının olduğu söyleniyor. Bunlar büyük yurtlar, küçük yurtlar değil. Belki Anadolu’nun ücret köşelerinde küçük olabilir ama büyük çoğunluğu büyük yurtlar. Bugün 1500 civarında olduğu söyleniyor. Bunun dışında da kendi aktarmalarına göre dünyanın 157 ülkelerinde faaliyet yürütüyorlar.

Ve işleyiş şöyle oluyor. Cemaat kendi yetiştirdiği medrese sisteminde yetiştirdiği öğrencileri hoca yapıyor. Ve bu hocaları hem Türkiye’nin hem dünyanın dört bir yanına dağıtıyor. Burada bu hocalar cemaatin işlerini yapıyorlar. İşte para topluyorlar, kadro buluyorlar, öğrenci buluyorlar, insan yaratıyorlar, cemaat insan buluyorlar, sisteme insan sokuyorlar. Kurban keseceğiz adı altında insanlardan kurban parası topluyorlar. Mesela bir tane burada hoca yetiştirdiler. Afrika’ya gönderdiler. Afrika’da hoca 100 kurban keseceğim diye para topluyor. 100 kurbanlık para topluyor. 20 tane kesiyor. Bunu biz defalarca kez haberini yaptık. 80 kurbanın parası ne oluyor biliyor musunuz? İstanbul’a gönderiliyor, Afrika’dan. Bu dünyanın her yerinde böyle. Türkiye’nin de her yerinde böyle. Parayı hayır işi için dine hizmet adı altında vatandaşın halkın manevi duygularla yaptığı bağışları kendi kirli işleri için kullanıyorlardı.

Biz defalarca kez bunu tespit ettik ve yurt dışında en güçlü oldukları ülke Almanya. 1973’ten beri Alman devletiyle birlikte çok yakın ilişkileri var Süleymancıların. Orada İslam Kültür Merkezleri Birliği adı altında, Alman Devleti’nde desteklediği bir kurumları var. Bu kurum, son 3-4 yıldır buraya, Almanya’nın Köln şehrine büyük bir merkez binası inşa ediyordu. Bu merkez bina bitti. Alihan Kuriş, Temmuz ayının sonunda gitti ve binanın bir kısmının açılışını yaptı. Biz bunun haberini yapmıştık geçen gün. 25 Temmuz’da da bunu kendileri bizzat açıkladı.

Hollanda’da çok güçlüler. 45 farklı noktada şubeleri var kurdukları teşkilatın. Almanya’da 300 şubeleri var. En güçlü oldukları yer. Ve Alman devletinin açıkladığına göre 100 bin civarında da üyeleri var. Ve bizim içeriden öğrendiğimize göre, içerideki kaynaklarımızdan edindiğimize göre de Süleymancılar Almanya’da FETÖ ile kol kola hareket ediyor. Bunu içeridekiler söylüyor cemaat üyeleri. “Ağabeyi biz rahatsızız. Adımızı açıklama, sana bilgi aktaracağız. Burada FETÖ’cüler bizim kurumlara gidip geliyorlar, hocalarla bir şeyler yapıyorlar, birlikte diyorlar.” Avusturya’da 30’un üstünde şubeleri var kurdukları teşkilatın. Fransa’da öyle, İngiltere’de öyle. Almanya’da 30’a yakın şubeleri var. Asya’nın neredeyse her ülkesinde varlar. Sadece Kazakistan ve Rusya hariç. Çünkü Kazakistan ve Rusya birkaç sene önce yasakladı Süleymancıların faaliyetlerini. Onu da açıklamıştık.

Geçen sene duyurduk biz sizin söylediğiniz şeyi. Alihan Kuriş bir operasyon sinyalinden haberdardı. Bilgisi vardı ve şüpheleniyordu da. Paranın, bu bahsettiğimiz kirli paranın ciddi bir kısmını yurt dışına çıkardı Alihan Kuriş. İnşallah devletimiz önemli bir kısmını tespit eder, kurtarır. Ama hakikaten tebrik ediyoruz devletimizi. Çünkü Alihan Kuriş’in planı şuydu. Bana operasyon olmayacak, yapamazlar. Neden yapamazlar? Biz Kur’an öğreten bir topluluğuz. Biz Kuran öğreten bir cemaatiz. Bize operasyon yapmaları demek, dine hizmet eden bir grubu karalamak demek, iftira atmak demek. Dolayısıyla bana operasyon yapamazlar ama olası bir operasyona karşı ben o Almanya’da inşa edilen devasa 17 dönüm arazi üzerine 70 milyon Euro’ya inşa edilen o devasa genel merkez binasından ben cemaati yöneteceğim diye planlıyordu. Parayı da o yüzden yurt dışına çıkardı. Evet. Fakat o plan tutmadı şimdi Alihan Kuruş’un. O yüzden de biz yetkililerimizi tebrik ediyoruz.

Tabii ki bu konuda bizim her zaman sesimiz olan, bizim bu konuda anlatmamıza vesile olan Ulusal Kanal’a da teşekkür ediyoruz. Aydınlık gazetesinde de uzun süredir manşetler sür manşetlerle bu konuyu anlattık. Bütün arkadaşlarımı da teşekkür ediyorum.

Bu konunun 49 kişiyle kalacağını zannetmiyorum. Devamı gelecektir, daha da yayılacaktır. Biz bu konunun yakından takipçisi olacağız. Anlatmaya da devam edeceğiz.

Paylaş
Paylaş: