Teori’nin Haziran 2026 sayısı, çıktığı ilk günden itibaren basında geniş yer aldı. Hem televizyon kanallarında hem gazetelerin köşe yazılarında bahsedilen son sayımızın haberlerini sizler için derledik.
Murat Yılmaz – GDH
“Kemal Kılıçdaroğlu Batıyı eleştiren Avrasyacı tezleriyle bilinen Teori dergisinin (Haziran 2026, sayı: 437) ABD Hegemonyasının Çöküşü özel sayısına “Batı’nın Yol ayrımı: ABD’nin Batı’sı mı, Aydınlanmanın Batı’sı mı?” makalesini yazdı. Kılıçdaroğlu ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun Batı medeniyetini emperyalist ve dini karakterde tanımlamasını eleştirerek Batıya İkinci Dünya Savaşı sonrasının “kural temelli uluslararası düzene dönülmesi” çağrısında bulunuyor…”
İsmail Şefik Aydın – Yeşil Giresun
“Sayın Özgür Özel’in Amerikan Newsweek Dergisi’nde, sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da TEORİ Dergisinde bir makalesi yayımlandı. Özgür Özel yine Batı’dan medet umuyor! Kılıçdaroğlu’nun makalesinde ise Antiemperyalist bir görüşün izleri var ki bu görüşler Tam Bağımsız Türkiye’ye çok daha yakın…”
Kaynak: https://www.yesilgiresun.com.tr/makale/28127235/ismail-sefik-aydin/chpde-neler-oluyor
Bülent Gürsoy – TGRT Haber
“…Mesela Kemal Kılıçdaroğlu Teori dergisine Altı Ok makalesi yazıyor, Özgür Özel gidiyor ABD’de bir dış yayınında “biz sizin bekçiniz olacağız, NATO’nun bütün şeylerini (isteklerini) üstleniriz” diyor. Böyle baktığımız zaman kavramlar, yan yana durulan yapılarla Kemal Bey antiemperyalist bir çizgiye geçmiş durumda ve yeni bir kavramla yürümeye çalışıyor ve MHP ile Vatan Partisi’nin TRÇİ dediği Avrasya projesi denilen projeye benzer makaleler yazıyor. (…)”
Kaynak: https://x.com/i/status/2063554830283440483
Mahmut Övür – Sabah
“Bu siyaset tarzını bugün Özgür Özel devam ettirip hatta Batı’ya yalvaracak noktaya taşırken, Kılıçdaroğlu, uzak kaldığı son 2.5 yılda tam tersi CHP’nin tarihsel kodlarıyla örtüşen daha “milli” bir noktaya geldi. Bunun için Kılıçdaroğlu‘nun yazılarına ve en son bayramlaşma konuşmasındaki yaklaşımına, Özel‘in de Newsweek’teki yazısına bakmak yeterli. (…)
“Özel açık açık Batı’nın demokrasi için Türkiye’ye müdahale etmesini istiyor.
“Kılıçdaroğlu ise Teori dergisine yazdığı “Batı’nın Yol Ayrımı: ABD’nin Batı’sı mı, Aydınlanmanın Batı’sı mı?” makalesinde, ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun Batı medeniyetini emperyalist ve dini karakterde tanımlamasını eleştirerek Batı’ya İkinci Dünya Savaşı sonrasının “kural temelli uluslararası düzene dönülmesi” çağrısında bulunuyor ve şöyle diyor: “Tercih. fazilet Avrupa’sı ile melanet Avrupa’sı arasında yapılacaktır.” Son söz: Fazilet ve arınmadan yana mısınız yoksa melanet ve yolsuzluklardan yana mı?”
Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ovur/2026/06/07/chpliler-yol-ayriminda
Doç. Dr. Mehmet Yalçın Yılmaz – HaberTürk
“Teori çok önemli. Hatta Saçak dergisi vardı hatırlarsınız. Saçak’tan sonra Doğu Perinçek’in idaresinde kritik başlıklar ve kritik dosyalar yapan bir dergidir. Burada Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Batının Yol Ayrımı, ABD’nin Batısı mı, Aydınlanmanın Batısı mı?” diye bir yazı yazdı. Bu yazıda özetle ne diyor? Kemal Bey burada bir Batı tasavvuru iletiyor bize. Özgür Özel’in Newsweek’te çıkan yazısı da aynı hafta yayınlandı. O da “Türkiye’nin Demokrasi Krizi, Güvenlik Krizine Dönüşecek” başlığıyla yayınlandı. Yani Türkiye’deki olası gelişmeler, Avrupa’nın ve NATO’nun sistemine zarar veriyor diyor. Türkiye’yi şikayet eden bir ifade içeriyor.
“Kemal Bey’in Teori’deki yazısı ise zaten “Hegemonyanın Çöküşü” dosyasının içinde. Yani bu sayı ABD hegemonyasını sorguluyor. Kemal Bey bu yazıda da ABD ile Batı dünyasını ayırıyor artık. Yani aydınlanmacı Avrupa geleneğini ile ABD’yi ayırıyor. ABD’de Rubio’nun, özellikle Hristiyanlığı öne çıkaran o ideolojik bir açıklaması vardı, çok sert eleştiri alan o açıklaması temelinde bir ABD eleştirisi yapıyor. Türkiye’nin yolunu, rotasını çizerken de yerli referanslar üzerinde duruyor.
Yani parti içerisinde iki farklı eğilimi temsil ediyor aslında. ABD’nin bölgeye getirdiği ve kurmaya çalıştığı düzen, İsrail’in maşa olarak kullanılarak daha sonra bölgede yarattığı kaos ve parçalama senaryolarına karşı Türkiye’de bir cephe oluştu. Trump karşıtlığı ve ABD hegemonyasını sorgulayan bir cephe oluştu. Sağdan soldan birçok insan bu cephede konumlandı. Burada da Özgür Özel, NATO’nun geleceği için Türkiye’nin antidemokratik bir süreç içerisinde olduğunu ve bunun NATO’ya zarar vereceğini, Avrupa’nın güvenlik mimarisine zarar vereceğini şikayet eden bir yazı yazdı.
“Kemal Bey’in yazısı 81 vilayete gidiyor, Özgür Bey’in yazısı doğrudan Brüksel’e Berlin’e ve Washington’a gidiyor.”
Kaynak: https://www.haberturk.com/video/tv/izle/gercek-fikri-ne-4-haziran-2026-/911948
Şule Perinçek – Akit TV
“Ben size Kemal Kılıçdaroğlu’nun yazısının ara başlıkları hemen okuyayım: Melanet Avrupası ile Fazilet Avrupası, Bu Yol Ayrımı Avrupa’nın… “Özür dilemeyen ve sömürgeci köklerine, canavarına dönen bir Avrupa…” diyor. Avrupa’nın bu durumunu eleştiriyor. Öbürü de Avrupa’dan yardım dileniyor. Artık CHP’nin içinde ters kutuplar var.”
Fuat Uğur – TGRT Haber
“Kemal Kılıçdaroğlu, Vatan Partisi’nin dergisi, yani Doğu Perinçek’in Genel Başkanı olduğu Vatan Partisi’nin dergisi, ulusalcı kimliğiyle bildiğimiz dergide bir makale yazmış. Makalede “Batı’nın yol ayrımı, ABD’nin Batısı mı, Aydınlanmanın Batısı mı” diye bir başlıkla bir yazı yazmış. İçinde Mehmet Akif Ersoylar ve Namık Kemaller geçiyor, Yunus Emre diyor.
Bu çok enteresan. Kemal Kılıçdaroğlu daha farklı bir yerde. Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP’yi artık Türkiye’nin partisi yapmak istiyorum” diyor. Biraz önce FETÖ’ye atıfta bulunmamızın sebebi buydu.
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=caAyt3-f7K0
Oda TV
“Rubio’nun konuşmasına dair “Batı’yı dar ve dinsel bir ‘medeniyet kulübüne’ indirgemeye çalışan yaklaşım” yorumunu yapan Kılıçdaroğlu “bugün Avrupa’nın önüne tarihsel bir yol ayrımı koymakta” dedi. Rubio’nun Batı’ya çizdiği gelecek vizyonuna dair Kılıçdaroğlu “Avrupa’yı 1945 sonrasında inşa edilen kural temelli uluslararası düzenden kopararak, sömürgeci güç siyasetinin karanlık sularına geri çağırmaktadır” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu konuşmasının son kısmında “Bugün Avrupa’nın önünde hayati bir tercih bulunmaktadır: Ya Rubio’nun izinden giderek Batı’yı belirli bir inancın dışlayıcı kalesine dönüştürecek ya da kendi kurumsal yapısı ve varoluşsal kazanımlarını savunacaktır. Yani tercih fazilet Avrupası ile melanet Avrupası arasında yapılacaktır” dedi.”
Erdem Atay – Youtube
“Teori dergisi Vatan Partisi’nin yayın organı. daha çok teorisel, siyasi yazıların bulunduğu bir dergi. Yıllardır çıkar. Teori dergisine Kemal Kılıçdaroğlu yazı gönderdi. Daha önceden de göndermişliği var ama…
“Şimdi çok enteresan. Devlet aklını burada göreceğiz işte. enteresan. Niye enteresan? CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Teori’ye yazı yazıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bir ifadesi vardı geçen gün Münih Güvenlik Konferansı’nda. Buradaki sözlerinde çok acayip, çarpıcı bir ifade var. “Biz tek bir uygarlığın parçasıyız. Batı uygarlığının. Ulusların paylaşılabileceği en derin bağlarla birbirimize bağlıyız. Yüzyıllar süren ortak tarihi, Hristiyan inancı, kültür, miras değil soy ve atalarımızın birlikte uğruna fedakarlık yaptığı ortak uygarlık için verdikleri mücadelelerle güçlendirilmiş bağlarla” diye bir ifade kullanıyor Rubio. Kılıçdaroğlu da buna tepki yazısı yazıyor.
“Şimdi Rubio’nun kullandığı ifadede, direkt Hristiyan vurgusunu Batı uygarlığıyla birebir gösterip, burada direkt diğer uygarlıkları yok sayan bir zihniyete karşı Kemal Kılıçdaroğlu bir yazı yazıyor. Peki Özgür Özel ne yazmıştı? Özgür Özel, “biz de sizin kapıkulunuzuz” demişti, değil mi? Kapı bekçisi, “Karadeniz’in kapı bekçisi”. Böyle bir ifade kullandı, kimsenin bunu dikkate aldığını da görmedim. Kapı bekçisi ifadesini kullandı Özgür Özel. NATO’ya bağlıyız, NATO için, Avrupa için falan filan dedi ama enteresandır.”
Kaynak: https://youtu.be/oadBRZ1LxiE
Fırat Arkalı Analiz – Instagram
“Bu hafta Cumhuriyet Halk Partisi içerisinden iki önemli yazı çıktı. Biri Özgür Özel’in Amerika merkezli Newsweek dergisine yazdığı yazı, ikincisi ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’nin en nitelikli ve teorik birikimi en yüksek dergilerinden olan Teori dergisine yazdığı yazı.
“Kemal Kılıçdaroğlu nesnel bir analiz yaparak ABD hegemonyasının çöküşte, Asya’nın ise yükselişte olan bir güç olduğunu ve Türkiye’nin tercihini mutlaka Avrasya’dan yana yapması gerektiğini yazıyor.
“Özgür Özel’in makalesi ise tam tersi bir konumda ve insana ‘Cumhuriyet Halk Partisi NATO’nun ve Avrupa’nın güvenlik polisi mi?’ sorusunu sorduracak cinsten. Özel, yazısında kısaca Türkiye’yi, Kılıçdaroğlu’nun ‘çöküyor’ dediği Batılı güçlere, Amerika’ya şikayet ediyor ve yardım çağrıları yapıyor. Bakın sadece şu cümle bile yazının özünü ve niyetini anlatmaya yetiyor: ‘Bizim burada verdiğimiz mücadele NATO’nun ve Avrupa’nın güvenliğini şekillendirecek.’ Dikkat edin, Özgür Özel Türkiye siyasetinde verdiği mücadelenin NATO’nun ve Avrupa’nın güvenliğini şekillendireceğini iddia ediyor.”
Kaynak: https://www.instagram.com/firatarkali.analiz/reels/
Hasan Basri Akdemir– X (Twitter)
“Kemal Kılıçdaroğlu, ulusalcı çizgide (Vatan Partisi) bilinen Teori Dergisi’ne “ABD Hegomonyasının Çöküşü”
“Özgür Özel de Küreselci çizgiye verdiği destekle bilinen Newsweek’e “Türkiye’deki demokrasi krizi sadece iç mesele değil, Avrupa ve NATO için de risk” makalesi yazdı.”
Kaynak: https://x.com/hbasriakdemir/status/2062630113573830698?s=20
Turgay Yerlikaya – Yenişafak
“Kılıçdaroğlu’nun, Teori dergisinin “ABD Hegemonyasının Çöküşü” temalı sayısına yazdığı “Batı’nın Yol Ayrımı: ABD’nin Batısı mı Aydınlanmanın Batısı mı?” başlıklı yazı, Batı’yı, ABD öncülüğünde inşa edilmeye çalışılan yeni emperyal vizyonu ve kimlik/dini temelli dışlayıcı karakteri üzerinden eleştirmekte ve Batı’ya aydınlanma değerlerine dönüş yapması gerektiğini salık vermektedir. Mehmed Akif’in tek dişi kalmış canavar metaforuna atıfla ABD’nin neo-emperyal ajandasına itiraz eden Kılıçdaroğlu, çözümü Namık Kemal ve Ziya Gökalp gibi isimlerin sentezci yaklaşımında bulmaktadır. Kılıçdaroğlu’nun Batı’ya aydınlanmacı evrensel değerler üzerinden yaptığı çağrı, kural temelli uluslararası düzene dönmenin de en önemli koşulu olarak kabul edilmektedir. Fakat Kılıçdaroğlu’nun Batı’yı analiz ederken düştüğü hata Batı’ya aydınlanma üzerinden steril bir aktör konumu atfetmek. Halbuki bugün, aydınlanmanın bizatihi kendisinin mevcut düzenin inşasında doğrudan rol oynadığı ve liberal düzenin, eşitsizliklerin kaynağı olduğudur. Post-liberal tartışmaların yoğun biçimde yapıldığı günümüz Batı’sının istikameti konusunda kendi içinde yapılan bu tartışmaları paranteze alarak Batı’ya bir bütün olarak bakmak ve steril bir pozisyon atfetmek mevcut gerçeklerle de örtüşmemektedir.”



