Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin ardından ilan edilen sonuç bildirgesine ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Açıklamanın tamamını sizlerle paylaşıyoruz.
Bizi izleyen Türk milletini saygıyla, sevgiyle, Vatan Partisi olarak; Sayın Genel Sekreterimiz Özgür Bursalı ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Ethem Sancak’la birlikte selamlıyoruz. Hemen şunu ilan edelim: Bu NATO ortak bildirisinin altındaki imza AK Parti’nin imzasıdır. Onların şahıslarının imzasıdır. Bu imza kesinlikle Türkiye’yi bağlamayacaktır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde kurulacak olan milli, devrimci, halkçı, üretim devrimini başaran ve yürüten hükümet, bu ortak bildirgenin altındaki Türkiye Cumhuriyeti imzasını kesinlikle çekecektir. Bunu şimdiden ifade edelim.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni derhal olağanüstü toplantıya davet ediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanmalıdır. Türk milletinden habersiz, Türk milletinin geleceğini çürüyenlerle, yıkılanlarla, dağılanlarla birleştirmeye kalkan bu ortak bildirgiyi imzalayanlar karşısında Büyük Millet Meclisi toplanmalı; bu bildirgeyi ve NATO toplantısındaki AK Parti iktidarının tutumunu kesinlikle değerlendirmeli ve mahkûm etmelidir. Eğer güçleri varsa, bu millete güveniyorlarsa —ki AK Parti iktidarı sık sık özgürlük ve demokrasi diye ifade ediyor— eğer demokrasi ve özgürlük varsa bu ülkede, hadi referanduma gidelim, halkoyuna soralım. Bakalım bu NATO toplantısındaki AK Parti iktidarının tutumunu bu millet kabul ediyor mu? Biz çok iyi biliyoruz; Türk milleti, NATO emperyalistlerine, Amerikan ve Avrupa emperyalistlerine ve onlarla iş birliği yapanlara hiçbir şekilde kendini bağlamayacaktır. Onların güdümünde olmayacaktır.
Türkiye, NATO’ya isyan eden ülkedir. Türk milleti, NATO’ya isyanı başlatan millettir. Vatan Partisi de bu isyanın başındadır. Burada neyi görüyoruz? Türkiye’den değil, AK Parti iktidarından bahsediyoruz. AK Parti iktidarı yenilenle beraber… Daha yeni İran Savaşı’nda yenildiler. Filistin’de yeniliyorlar ve yenildiler. Gazze’de yenildiler. Yemen’de yeniliyorlar. Lübnan’da yeniliyorlar. Rusya’ya karşı Avrupa cephesinde yeniliyorlar. Çin’in karşısında titriyorlar. Asya’nın karşısında boyunları bükük. AK Parti iktidarı, bu NATO toplantısında bunlarla Türkiye’nin kaderini birleştirmeye kalkıyor. Bu millet buna hiçbir şekilde izin vermeyecektir ve bunu başaramayacaklardır. Bunu açıkça ifade edelim.
AK Parti iktidarı kiminle kaderini birleştiriyor? Çürüyenle, çökenle, dağılanla ve Türkiye’yi emperyalizmin, insanlığın karşısında bir mevziye sürükleyenle, Mehmetçiği “Johnny” yapmak isteyenle… Onlarla AK Parti iktidarı kaderini birleştirmektedir. Bu kader AK Parti iktidarının kaderidir. Ama kesinlikle ifade edelim; bu kader kesinlikle Türk milletinin kaderi değildir.
Bakınız, bu NATO zirvesinde neler konuşuluyor? Yunanistan lideri Miçotakis geliyor, “Türkiye bize karşı savaş hazırlığı içindedir, savaş yapmak istemektedir” diyor. Bunları söyleyebiliyor. Peki Türkiye buna karşı, Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’in, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs’ın; Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, Ege’de, Meriç Nehri’nin karşı tarafında ortak bir silahlı ittifak kurduğunu ve Türkiye’yi tehdit ettiğini o NATO toplantısında söyleyebiliyor mu? Söyleyemiyor. Yunanistan Türkiye düşmanlığını dillendiriyor ama bizim hükümetimiz, AK Parti iktidarı, Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’la birlikte Türkiye’ye karşı —Türk ordusunu Kıbrıs’tan atmak konusunda— birtakım ittifaklar kurduğunu, askeri manevralar yaptığını ifade edememektedir.
Türkiye’ye tehdit nereden geliyor? Amerika Birleşik Devletleri’nden ve Doğu Akdeniz’deki müttefikleri olan Yunanistan’dan, İsrail’den geliyor. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti, Türkiye’ye düşmanlığa ev sahipliği yapıyor. Hatta AK Parti iktidarının temsilcileri, en başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, öyle cümleler sarf ediyorlar ki; “Teksas’tan Ankara’ya kadar” deniliyor. Teksas, ABD’nin bir eyaleti. Ankara ise Türkiye Cumhuriyeti devletinin başkenti. Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Teksas’la aynı düzlemde anılabilir mi? Bakın “Washington’dan Ankara’ya” demiyor. “Teksas’tan Ankara’ya” diyerek neredeyse Türkiye’mizi ABD’nin eyaletleri düzleminde ifade eden bu açıklamaları üzüntüyle karşılıyoruz.
AK Parti iktidarının bu toplantıda söyleyemediğini biz buradan ifade ediyoruz. Trump’a şunu söylüyoruz: Bırak böyle Türk milletini aldatmaya yönelik, iktidarlarımızı okşayan sözleri. Eğer hakikaten Türkiye ile ilgili en küçük bir olumlu iyi niyet göstermek istiyorsan; Yunanistan kıyılarında Türkiye’ye karşı kurduğun o dokuz üssü topla, götür. Senin yapabileceğin budur. Derhal o Noble Dina tatbikatlarından, Doğu Akdeniz’deki kışkırtmalarından vazgeç ve Türkiye’den özür dile. Yine Mayıs 2025 tarihlerindeki Meriç Nehri’ni geçme tatbikatları dolayısıyla Türkiye’den af dile. Trump’ın bugün Türkiye dostluğu bağlamında yapabileceği uygulamalar ancak bunlardır. Üslerini, tanklarını, uçaklarını topla; Doğu Akdeniz’i ve Ege’yi kirletme, al götür.
Yine AK Parti iktidarını kınıyoruz. Ankara, kardeşimiz İran İslam Cumhuriyeti’ne, İran devleti ve milletine karşı kabadayılığın kürsüsü olamaz. Daha bugün Trump kalkıyor, bu gece İran’a ağır ve derin saldırılar yapabileceğini söylüyor. Kabadayılık gösterileri yapıyor. Daha yeni yenildin! Ama o Ankara kürsüleri senin İran düşmanlığının hiçbir şekilde mekânı olamaz. Vatan Partisi olarak bunu bildiriyoruz; Türkiye hükümetinden de beklenen budur. AK Parti iktidarı ne yazık ki şu anda Türkiye hükümetinin sorumluluğunu ve vakarını taşımayan bir durum içerisindedir.
En önemlisini söylüyoruz: AK Parti iktidarı bu toplantıda hem yapılan en üst düzey açıklamalarla hem de o ortak bildiriye atılan imzalarla Mehmetçiği “Johnny” yapma hevesine kapılmıştır. Açıkça NATO’nun aleti olmaya, NATO hedeflerini vurmaya ve Amerika için savaşmaya çok hevesli birtakım manzaralar sergilemektedir. Bunu şiddetle kınıyoruz. Bunu başarma şansları sıfırdır! Mehmetçiği Johnny yapacak kuvvet bu iktidarda yoktur. Mehmetçik Johnny olmaz! Mehmetçik hiçbir şekilde Amerikan ve Avrupa emperyalistlerinin amaçları için komşu halklarımıza, İran’a, Filistin’e, Gazze’deki kardeşlerimize, Yemen’e, Lübnan’a ve yine aynı cephede bulunduğumuz Rusya ile Çin’e karşı savaşlarda alet olarak kullanılamaz.
Türkiye’nin savaşlara sürülmesi gibi bir ihtimal yoktur. AK Parti iktidarı siyasi bir intiharın içine sürüklenmektedir. Türkiye’yi bütün insanlıkla karşı karşıya getiren savaş cephelerine sürmek konusunda taahhütlerde bulunmak, başaramayacağı işlerin altına imzalar atmak hayata geçirilemez.
O kadar ki; bu NATO zirvesinde Türkiye’yi temsil ettiğini söyleyen AK Parti iktidar sahipleri, imparatorluklar tarihiyle; Osmanlı, Selçuklu, Altınordu, Memlük tarihiyle, Göktürk, Hun, İskit gibi o büyük tarihle bağdaşmayan bir eziklik içindedir. Bu toplantıda bile NATO içindeki anlaşmazlıklarda Trump’ın gölgesi altında görüntüler vermesi, Avrupa ülkeleriyle ABD arasında açıkça ABD’den yana beyanatlarda bulunması, Türkiye’nin önündeki çok ciddi iktidar sorununu hatırlatmaktadır. Türkiye bu iktidarla yürüyemez.
Tekrar söylüyorum: Bu NATO ortak bildirgesinin altındaki imza Türkiye’nin imzası değildir. Hiçbir NATO ülkesi geleceğe bakıp buna güvenmesin. O imza AK Parti’nin imzası olabilir. Hatta AK Parti’nin içindeki vatanseverlerin ve milliyetçilerin de o imzayı gururla paylaşmadıklarını herkes kesinlikle bilmektedir. Çok kısa zamanda Türkiye’de kurulacak olan milli hükümet o imzayı oradan çekecektir. Türkiye, komşularıyla ve Asya ülkeleriyle birlikte yükselen Asya uygarlığının öncü mevzilerinde olacaktır. Yeni bir medeniyet kuruluyor, Atlantik uygarlığı çöküyor. Bunu bizzat NATO’nun şefleri söylüyor. Trump, NATO için “Kağıttan kaplandır” diyor. Macron, “Beyin ölümü gerçekleşmiştir” diyor. Ölenlerle, kağıttan kaplanlarla Türkiye’nin geleceğini nasıl kuracaksınız? Ancak yenilgileri paylaşırsınız, o da sizin yenilginiz olur. Türk ordusu bu yenilgileri hiçbir şekilde paylaşmayacak, NATO’cuları sırtından atacaktır.
Buradan AK Parti milletvekillerine ve seçmenlerine de çağrıda bulunuyoruz; onların da büyük sorumlulukları var. AK Parti’ye şunu hatırlatıyoruz: O yaptığınız konuşmaları, attığınız imzanın üstündeki metinleri FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) savunuyor. 15-16 Temmuz 2016’daki darbe girişimi, Türkiye’yi Amerika’nın kuyruğuna takmaya kalkan Amerikancı bir girişimdi. Siz bugün, devrilmiş olan Kılıçdaroğlu hareketiyle, CHP’nin başından indirilmiş olan İmamoğlularla, Özgür Özellerle aynı görüşleri savunuyorsunuz. Bu da AK Parti’nin nerelere yuvarlandığını gösteren çok önemli bir gerçekliktir. Türkiye’nin yeni bir FETÖ’ye, yeni bir İmamoğlu’na veya Özgür Özel’e ihtiyacı yoktur.
Türkiye bir üretim devrimine gidiyor. Milli bir hükümet kurulacak ve Türkiye, Asya’daki yükselen uygarlığın öncü mevzilerinde yerini alacaktır. Tarihimize ve birikimimize yakışmayan bu tavırların, Trump’ın sözde okşamalarının getirdiği kibirle örtülmesi hiçbir şey ifade etmez. Bu NATO zirvesi, Türk milletini birtakım yaldızlarla kandırmak için yapılmış bir toplantıdır. AK Parti iktidarını, Türk milletine sadakatsizlik ve vefasızlık taşıyan bu anlayışlardan vazgeçmeye çağırıyoruz. Vatan Partisi olarak NATO ortak bildirisini kesinlikle kabul etmediğimizi, kurulacak yeni milli hükümetin kararlarıyla bu bildiriyi yırtıp çöpe atacağımızı Türk milletine ilan ediyoruz.



