Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi tarafından 18-19 Temmuz 2026 günlerinde Ankara’da düzenlenen Büyük Savaşı Önleyecek İttifak başlıklı konferansta, yazar ve siyasi analist Claude Janvier tarafından yapılan sunumu yayınlıyoruz. Başlık ve ara başlık tarafımızca eklenmiştir.
Merhaba, benim adım Claude Janvier. Fransız bir yazar, deneme yazarı, köşe yazarı ve siyasi analistim. Konumuz şu anda sona ermek üzere olan Ankara’daki NATO zirvesi. Bugün, yani 8 Temmuz 2026. Beklendiği gibi Donald Trump, Avrupa liderlerine, yani NATO üye ülkelerinin liderlerine ders vermeye devam ediyor. Bununla birlikte arka planda yine de ABD’nin NATO’da kalma niyetini teyit etti. Yani daha önce ABD’nin NATO’dan çıkacağına dair yaptığı tüm açıklamaların tamamen yanlış olduğu ortaya çıktı. Aslında ben şahsen buna hiç inanmamıştım.
Peki NATO nedir? Dünyanın en büyük siyasi-askeri örgütü mü? Çünkü bu örgüt 32 üyeye, yani 32 üye ülkeye sahip. NATO’nun kurucu belgeleri tam olarak 4 Nisan 1949’da imzalandı. Şimdi şu soru ortaya çıkıyor: NATO suç niteliğinde bir siyasi-askeri örgüt mü, değil mi? Pekala dinleyin. Kararı size bırakıyorum. İşte karar vermenize yardımcı olacak bazı unsurlar.
24 Mart 1999’da ABD, Fransa ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu 13 NATO üyesi, Birleşmiş Milletler’in onayı olmadan Federal Yugoslavya Cumhuriyeti’ni bombaladı. Bu akıl dışı savaş 78 gün sürdü. Emir altındaki kitle iletişim araçları -ister Fransız ister Avrupalı olsun hepsi aynıdır- Sırpların etnik temizlik programına katıldıkları izlemini yaratarak birbiri ardına yalan haberler yayınladılar. Oysa gerçekte bu tamamen yanlıştır. Sorun şu ki Sırbistan’a, özellikle de Belgrad’a günde ortalama 480 bombardıman yapıldı. Ve bu bombardımanlar sayısız sivilin ölümüne yol açtı. Bu zaten ilk unsur.
İkinci unsur: Ukrayna üzerinden Rus-NATO çatışmasında barışın mümkün olmadığını iyi anlamak gerekir. Çünkü NATO üyeleri bir barış anlaşmasının imzalanmasına tamamen karşı çıkıyor. Ayrıca asıl soru şu: Donald Trump gerçekten barış istiyor mu? Çünkü bugün Ankara’da, Ukrayna’ya Rusya Federasyonu’nu bombalamaya imkan verecek füzeleri teslim edileceğini açıkladı. Ancak bence Donald Trump ve Vladimir Putin bir barış anlaşması imzalamak istiyorlar. NATO üye ülkeleri, özellikle Fransa, Almanya, İngiltere ve Avrupa Birliği Başkanı savaşın devam etmesini istiyor. Bunu bilmek gerekir.
Finansman planları muazzam boyutlarda. Kısa bir süre önce Birleşik Krallık 2,26 milyon sterlinlik finansman sağladığını açıkladı. Norveç ise Ankara’daki NATO zirvesi sırasında sanırım 30 milyonun biraz üzerinde bir krediyi yeniledi. Bu akış hiç durmuyordu. Dolayısıyla Rusya Federasyonu’na karşı yürütülen bu akıl dışı savaşın finansmanı, belki de pek çok kişinin bilmediği bir başka unsur da, yalnızca NATO’nun uydu verilerini kullanarak uzun menzilli füzeleri kullanabilecek teknik personele sahip olmasıdır. Ve uydu verileri de NATO’dan geliyor. Dolayısıyla fiilen NATO, Rusya Federasyonu’na karşı savaş halindedir. Bu çok açık. Yalnızca Ukraynalılar bu tür bir sistemi kullanamazlar.
Bilişsel Savaş
Son olarak NATO konusunda bu şekilde son vereceğim. Bence pek çok kişi, NATO’nun Hollywood’dan yönetmenler ve yapımcılar işe aldığını bilmiyor. Bu Los Angeles, Paris, Brüksel ve Londra arasında yapılan gizli toplantılarda gerçekleşiyor. Konu ise Bilişsel Savaş. Evet doğru duydunuz, Bilişsel Savaş. Bu, sanat kisvesi altında savaşı mümkün olduğunca çok insana kabul ettirmektir. Yani sanat, savaşı desteklemek için kullanılmaktadır. Ve bu toplantılar gerçekten de gerçekleşiyor. Üstelik uzun zamandır. Ayrıca bu; Google, DARPA ve Bill ve Melinda Gates Vakfı aracılığıyla NATO’ya yardım edilerek gizlice finanse ediliyor.
Şimdi ise bilişsel savaş konusunda alıntı yapabileceğim, yani onların alıntı yaptığı bir cümleyi tam metin olarak aktaracağım: ‘Bilişsel savaş savaştığımız bir araç değildir. Savaşın kendisidir. Beyin, üstünlük mücadelesinde hem hedef hem de silahtır.’
İşte böyle. Peki bu bilgiler ışığında NATO’nun gerçekte ne olduğu konusunda kararı size bırakıyorum. Elbette başka unsurlar da var. Ancak burada bunları size açıklamak için yeterli zamanım yok. Hepsi bu kadar. Çok teşekkür ederim. Bir dahaki sefere görüşmek üzere.



